Adler Central Europe Program Takvimi ile liderlikte zirveye yolculuğunuz başlıyor! Bu programlarla bireysel ve kurumsal başarılarınızı artırın, liderlikte fark yaratmanın keyfini yaşayın.
Dünyada son yıllarda küresel şirketlerde, dünya ekonomisinin dinamosu olan büyük organizasyonlardaki liderlerin gündeminde olan iki önemli konu ile koçluk ve koçvari liderlik becerileri arasındaki ilişkiye dikkat çekmek istiyorum. İş dünyasının iki önemli konusu:
1. Yetenekleri çekmek ve tutmak
2. Çeşitliliği kapsamak
Bu iki konunun çözümü için büyük dönüşümün adı İnsanokrasi (Humanocracy) ilan edilmesini gerektiriyor. Piramit sistemlerden çember sistemlere dönüşümün zamanının geldiğini bilimsel araştırmalar da gösteriyor. İnsan odaklı şirketler yaratabilmek Gary Hamel ve Michele Zamini’nin yazdığı ve Türkçe’ye de çevrilmiş olan kitapla isim buluyor. Mobilitenin arttığı günümüz iş dünyasında insan odaklı bir yönetim anlayışını temel alma ihtiyacı açıkça kendini gösteriyor. Yetenekli insanları şirketinize çekmek ve tutmak, büyük göçlerle çeşitliliği artan iş dünyasında, gelecek kuşakların kurumsal yaşamla barışmasını sağlamak, koçluk becerilerini çok iyi kullanabilen insan odaklı liderlerle mümkün.
Sadece iş, süreç ve sonuç diyen eski ekol yönetim anlayışıyla devam etmeniz artık mümkün görünmüyor. Globalde ve Türkiye’de görüştüğüm çok sayıda yöneticinin ortak sorunu yoğunum ve yorgunum kelimeleriyle yansıyor. Tükenmişlik, yeteri kadar iyi olmadığına inandırılan insanların yaşadığı kurumsal yaşam yorgunluğunun mevcut yönetim anlayışıyla çözülemeyeceği gerçeğini kabul etmemiz bir başlangıç olabilir.
Şirketlerde, bürokrasiyi kullanarak bürokrasiyi azaltamazsınız. İnsanokrasiye geçme zamanı. İnsanı temel alan yönetim anlayışı, insanı dinleyerek, sorarak, takdir ederek, geribildirim ve ileri bildirim vererek, insanın potansiyelini performansa çevirecek bireysel gelişim ve kariyer planlarını destekleyerek, koçluk becerilerini kullanarak ortak akılla karar veren yüksek performanslı takımlar kurarak başarabilmeniz mümkün. Humanocracy ilan eden şirketlerin başarılarının seyircisi olmak istemiyorsanız siz de şirketinizde İnsanokrasi (Humanoacracy) ilan edin.
Geleneksel bürokratik yapılarla çözüm üretemeyeceğiniz gerçeğini kabul etme zamanı geldi. Bilimsel araştırmalar bize yol gösteriyor.
1. Bürokrasiden humanokrasiye geçiş, uyumlu çalışma ortamları yaratmak, özerkliği teşvik etmek ve karar alma süreçlerine katılımı cesaretlendirmek için temeldir. Bu değişim, yoğunum ve yorgunum, 'büro-nevrozunu' önlemek ve organizasyonlar içinde güveni teşvik etmek için kritik bir öneme sahiptir (Golandaz, 2005)
2. Hamel ve Zanini tarafından tarif edilen humanokrasi kavramı, günümüzün hızla değişen küresel ortamda koçluk becerilerini kullanan bir liderliğin gerekliliğini vurgular. (Ellington, 2021)
3. Etik liderlik, humanokrasinin temel bir bileşenidir. Karar alma sürecinde etik ve ilkelere dayanan liderlik anlayışı ile insana odaklanma zamanı. Geleneksel bürokratik modellere meydan okumamız gerekiyor (Ndedi & Nisabwe, 2020)
4. Yetki ve Sorumluluk Dağılımı: Humanocracy, yetki ve sorumlulukların sadece üst düzey yöneticilere değil, tüm çalışanlara dağıtılmasının gerekliliğini gösteriyor.
5. Yatay İletişim ve İşbirliği: Geleneksel organizasyon yapıları, bilgi ve iletişimi genellikle üstten alta doğru sınırlar. Ajandanızın % 80’nini üstler dolduruyorsa piramit bir sistemdesiniz. Eğer ajandanızın % 80’ini astlarınız dolduruyorsa çevik ve humanoacratic bir şirkettesiniz demektir. Humanocracy size daha yatay bir iletişim ve iş birliği yapısını öneriyor. Bu, departmanlar arasındaki etkileşimi artırarak daha hızlı kararlar almayı sağlıyor.
6. Çalışan Katılımı ve İlgisi: İnsan odaklı bir yönetim modeli olan humanocracy, çalışanların karar süreçlerine daha fazla katılımını teşvik etmeyle başlıyor. Bu, çalışanların işleriyle daha fazla bağ kurmalarına ve şirketin başarısına daha fazla katkıda bulunmalarına olanak tanıyor.
7. Değişime Açıklık: Humanocracy, değişimin doğal bir parçası olarak kabul edilir. Hızla değişen iş dünyasına ayak uydurabilen ve sürekli olarak gelişen öğrenen ve ortak akılla kararlar verebilen yüksek performanslı takımlar, humanocracy’nin temelini oluşturur.
Sonuç olarak, geleneksel yönetim anlayışıyla yetenekleri çekebilmek ve tutabilmek imkansız hale gelirken, yeni kuşakların kurumsal yaşamla barışması şirketlerin geleceğini düşünen vizyoner liderlerin bu dönüşüme liderlik etmesinin zamanı geldi.
Vedat Erol MCC, ACPC
Liderlik Eğitimcisi & Lider ve Takım Koçu